HASANKEYF
İÇİN DSİ'DEN OLUMSUZ YANIT
Cumhuriyet,
30.7.1998
Kültür
Bakanı İstemihan Talay,
Hasankeyf'teki eserlerin çok orijinal doğa
ve topoğrafyası üzerinde bir
anlam ifade edebileceği görüşünde
olduğunu bildirdi.
İstanbul
Haber Servisi - Kültür Bakanlığı;
Enerji, Turizm ve Çevre bakanlıkları
ile Devlet Su İşleri'ne (DSİ)
gönderdiği resmi yazıda, Dicle
Nehri üzerinde yapılması öngörülen
Ilısu Barajı'nın altında
kalacak Hasankeyf'in kurtarılması
için alternatif projelerin geliştirilmesini
istedi. Kültür Bakanlığı'nın
girişimlerine Devlet Su İşleri
olumsuz yanıt verdi.
Devlet
yatırımları yapılırken
kültürel ve doğal değerleri göz
ardı etme alışkanlığı
değişmiyor. GAP kapsamında
yer alan Dicle Nehri üzerinde inşa
edilecek Ilısu Barajı yüzünden
uygarlıkların izlerini taşıyan
Hasankeyf de bu anlayışın
sonucu olarak sulara gömülecek.
CHP
İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş'
ın ''SİT alanı olan
Hasankeyf'te inşa edilecek Ilısu
Barajı'na ilişkin'' yazılı
soru önergesini yanıtlayan Kültür
Bakanı İstemihan Talay ,
Hasankeyf'teki eserlerin çok orijinal doğa
ve topoğrafyası üzerinde bir
anlam ifade edebileceği görüşünde
olduğunu bildirdi. Bakan Talay, bu görkemli
SİT alanının araştırmacıların
yeterli bilimsel çalışmalar
yapması halinde antik dönemlere
uzanmasının beklendiğini
ifade etti.
Kültür
Bakanı Talay'ın Hasankeyf'in
kurtarılması için yeni projeler
geliştirilmesi istemini yanıtlayan
DSİ, barajın inşa edilip işletmeye
açılması için daha uzun yıllar
olduğunu, arkeolojik kazıların
yapılarak Mısır-Aswan Barajı'ndaki
tarihi eserlerin kurtarılması çalışmaları
gibi projenin geliştirilmesi için
yeterli sürenin bulunduğunu belirtti.
Kültür Bakanı Talay, Karakaş'ın
önergesini yanıtlarken şu görüşlere
yer verdi:
''Mısır'da
Nubia Tapınakları (Ebu Simbel Anıtları)
gibi bir taşıma işleminin
Hasankeyf'teki eserlerin malzemelerinin
niteliği nedeniyle bazı ortaçağ
yapılarında mümkün olmadığı,
taşınabileceklerin ise anlamsız
etki yapacağı, bu anıtların
Hasankeyf'in çok orijinal topoğrafyası
üzerinde bir anlam ifade etmesi nedeniyle
Hasankeyf'i kurtaracak ölçüdeki küçük
barajların etüt ve araştırmalarının
yapılmadığı, alternatif
enerji kaynaklarının yeterince araştırılmadığı,
başka şartlarda elde edilebilecek
enerji pahasına bir daha geri dönmeyecek
biçimde çok önemli kültür varlıklarının
yok edilmesi ile karşı karşıya
kalınmıştır. Alınacak
görüşler doğrultusunda işlemler
yapılacaktır.''
1.
derecede SİT alanı
Batman'da
Dicle Nehri kenarında bulunan Hasankeyf,
çok eski çağlardan günümüze kadar
çeşitli uygarlıkların izini
taşıyor. Mezopotamya'yı Doğu
Anadolu'ya bağlayan tarihi yol üzerinde
olması nedeniyle de siyasi ve ticari önemini
yüzyıllar boyunca koruyan Hasankeyf,
1978'de alınan bir kararla 1. derecede
arkeolojik SİT alanı olarak tescil
edildi. Anıtlar Yüksek Kurulu'nun
1981'de aldığı kararla da bu
alanda yer alan kale, saray, türbe, cami,
medrese, köprü gibi taşınmazların
bulunduğu 22 adet anıtsal yapı
tescil edilerek herhangi bir yapılanma
ve plan kararı getirilemeyeceğini
açık biçimde ifade edildi.
Hasankeyf'te
1986'dan beri Prof. Oluş Arık başkanlığında
başlatılan bilimsel kazılar
1992'de güvenlik nedeniyle durduruldu.
Aralarında
öğretmen, mühendis, amatör fotoğrafçı
ve turizmcinin bulunduğu bir grup gönüllü;
Dicle Nehri üzerinde yapılacak Ilısu
Barajı nedeniyle sular altında
kalacak Hasankeyf'in kurtarılması
için ''Etme Eyleme Dicle'' sloganıyla
kampanya başlatmıştı.
Kurdforum'a
eklenişi: 26.2.2001