Foruma Jîngeha Kurdî

 

Hasankeyf de boğulacak mı?

 

Derya Sazak

Milliyet, 2.7.2000

 

Halfeti ve Zeugma Harabeleri'nden sonra Hasankeyf'in kaderi de baraj sularına gömülmek mi olacak?

Pazar günü keyfinizi kaçırmak istemeyiz ama bu gidişle Yukarı Mezopotamya'dan günümüze taşınan kültür mirasının sonu da, boğulmalarını hüzünle seyrettiğimiz tarihi alanlara benzeyecek.

Yazık. Temizlik, dürüstlük, güven gibi etik değerlerden vazgeçmenin "siyasal istikrar"ın koşulu sayıldığı bir ülkede, sözde "kalkınma"nın bedeli de binlerce yıllık eserlerin gözden çıkarılması oluyor.

Son elli yıla sığan çevre katliamı da aynı anlayışın sonucu değil mi?

Sulak alanları kapat, denizleri doldur, yeşili betonlaştır, ormanları yak... Kuşları, balıkları yok et. Sonra da bunları gelişmenin bedeli diye sat!

Marmara depremi bu açıdan doğanın isyanı değil miydi?

Canlı varlıkları tüketmiş olmalıyız ki, sırada tarihi mirası yemeye geldi. Zeugma harabeleri, son dönemde göreve gelen Kültür bakanlarının inanılmaz ihmaliyle sulara gömüldü. Gaziantepli yöneticiler de geç uyandı. Haftalık, on günlük süre kazanımlarıyla tarihi eserlerin kurtarılamayacağı belli değil miydi? Neymiş kalanlar su altı çalışmasıyla çıkarılacakmış!

Şimdi aynı "kurtarma masalı" Hasankeyf için anlatılıyor.

İnanmayın!

Zeugma için dünya ayağa kalktı, Batı medyası öylesine etkili yayınlar yaptı ki, o mahçubiyetin sonucu kazılar hızlandırıldı. Ama sonuç değişmedi sular, tarihi yuttu.

Hasankeyf de Ilısı Baraj Gölü'ne gömülme tehlikesiyle karşı karşıya. Bölgedeki 250 höyük de aynı şekilde boğulacak.

Hasankeyf'i Yaşatma Platformu, uzmanlara hesaplatmış, barajın ömrü en iyi tahminle 70 - 80 yıl olacak. Hasankeyfin yerinde yüzyılın sonunda metal yığını santral atıkları ve ölü bir baraj kalacak. Gelecek kuşaklar bu kötü mirası kendilerine bırakanları hangi duygularla anacaklar?

"Türkiye Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesi'nin tarafıdır. Sözleşmeye taraf olan her devlet, kültürel ve doğal mirasın bir parçasını oluşturan, kendi topraklarında olan ve 'Dünya Miras Listesi'ne girmesi uygun alanları korumakla yükümlüdür. Hasankeyf de bu tanımın içinde yer alacak önemdedir ve uygarlık adına sahiplenilmesi gerekir.

Yeri gelince Bergama Sunağı'nın Berlin Müzesi'nde ne işi var diye hayıflanıyoruz.

Orayı gezerken, Akdeniz uygarlığının Batı Anadolu'dan Avrupa'ya taşınmasındaki ihmali düşünürken, Aşağı Mezopotamya kalıntılarının Bağdat demiryolu ile Berlin'e taşınmasındaki uyanıklığa şapka çıkarmıştık.

Korumak bir yana kendi hazinelerimizi sulara gömüyoruz.

Hiç olmazsa Hasankeyf'i kurtarabilsek!

 

Kurdforum'a eklenişi: 27.11.2000

 

 

 

İlk sayfaya dön

 

Editor:
Osman Aytar

Kurdforum:
E-mail

 


Ev rûpel, herî baş bi
Microsoft Explorer 5.0
û yên piştî wê ve dikare bê dîtin.


Destpêkirin:
16.10.2000