|
|
Londra
Ilısu'dan çekilmeli
Mehmet
Kara
Özgür
Politika, 28.10.2000
9-16
Ekim tarihleri arasında Ilısu'da
incelemlerde bulunan delegasyon, "Türkiye
uluslararası hükümetlerin ileri sürdüğü
dört ön-şarttı da yerine
getiremez" tespitinde bulundu.
LONDRA
Dicle nehri üzerinde kurulması planan
Ilısu barajının, bölge insanı
ve çevreye etkilerini yerinde inceleyen
uluslararası hükümet -dışı
örgütler (NGO), raporunu yayınladı.
9-16 Ekim 2000 tarihleri arasında, Ilısu
barajından etkilenecek alanda
inclemelerde bulunan NGO'ların raporu,
İngiltere'nin başkenti Londra'da
kamuoyuna açıklandı.
Merkezi Londra'da bulunan Kürt İnsan
Hakları Projesi (KHRP) ve Ilısu
barajı kampanyası'nın bölgeye
gönderdiği(The fact finding mission)
"Gerçekleri Ortaya Çıkarma
Delegasyonu", raporunda, önemli
tespitlerde bulundu. Delegasyon, "Türkiye,
İngiltere başta olmak üzere
uluslararası hükümetler tarafından
ileri sürülen önşartları yerine
getiremez" dedi.
İngiliz Ticaret ve Endüstri Bakanı
Stephen Byers'a çağırı da
bulunan NGO'lar, İngiltere'nin, projeye
destek vermemesini istedi. Bakan'a ortak bir
mektup gönderen delegasyon üyeleri
"bu projenin gerçekleşmesi sadece
yeniden yerleştirme felaketine yol açmayacak
aynı zamanda, bir daha yenilemeyecek
arkeolojik hazinelerin yok olmasına yol
açacaktır. Bu bağışlanamaz
olacaktır" uyarısında
bulundular.
Şartları yerine getiremez
Delegasyon raporuna göre, İngiltere Hükümeti'nin
Ilısu barajı projesine kredi
vermek için öne sürdüğü dört
şarttan hiç biri yerine getirilmedi.
Delegasyon üyeleri, "şartların
yakın bir gelecekte de yerine
getirileceğine inanmakdıklarını"
açıkladı. Bilindiği gibi
İngiliz firması Belfour Beaty
şirketi, Ilısu barajı
projesinde yer almak için Ticaret Bakanlığı'na
bağlı çalışan İhracat
Kredi Granati Departmanı'ndan (ECGD,
200 milyon dollar devlet yardımı
istiyor. Bakanlık, yardımı
vermek için öne sürdüğü dört
şarttın yerine getirilmesini talep
ediyor. İngiltere'nin öne sürdüğü
şartlar, şunlardan oluşuyor:
a-Projeden etkilenenlerin, yeniden yerleştirme
planına tabi tutulması
b-Suyun kalitesinin korunması (Suyun
temizlenme yöntem ve etkileri)
c-Suyun aşağıya akış
durumunun, proejeyle etkilenmemesi (Komşu
ülkelere akışın, şimdiki
gibi devam edeceğinin garanti edilmesi)
d-Kültürel-tarihi mirasların korunması
(Hasankeyf gibi tarihi eserlerin korunması
için maksimum çaba harcanması).
78 bin kişi topraksız kalıyor
Bu arada delegasyon, Ilısu barajının
inşaası halinde topraklarından
sürülecek insan sayısının,
25 bin değil 78 bin olduğunu açıklandı.
Delegasyon, bu rakamın önceden tahmin
edilenin "üç katı" olduğuna
dikkatleri çekti. Hükümetin, yeni yerleştirme
planını "kısa zaman önce"
hazırladığını söyleyen
delegasyon üyeleri, "Türk hükümeti,
İngiltere'nin istemleri doğrultusunda
yeni yerleştirme planını kısa
zaman önce hazırlamış. Fakat
bunu yaparken, bölgedeki yetkililerle görüşülmemiş"
açıklamasında bulundu. Üyeler, bölgedeki
insanlarla yaptıkları görüşmede,
yetkililerin kendilerine, "ön yargılı
ve tehditkar yaklaştıkları"
izlenimlerini edindiklerini de vurguladılar.
Temel insan hakları ihlal ediliyor
İzlenimlerini açıklayan KHRP
yetkililerinden Sally Eberhardt, bölgedeki
"baskıların sürmesi, temel
insan haklarının yoksunluğu"na
dikkati çekerek, "bu durum, Ilısu
için adil bir yeniden yerleştirme planını
etkiliyor" diye konuştu.
Yapılan "gerçekleri ortaya çıkarma
misyonu, bölgede temel insan haklarına
olan ihtiyacı bir kez daha kanıtladı"
diyen KHRP yetkilisi, "bölgedeki
insanların görüşünün alınabilmesi
için, bölgede insan haklarına uygun
bir durumun yaratılması gerekiyor"
dedi.
Onbin yıllık tarih yok ediliyor
Bölgenin uluslararası tarih için önemine
işaret eden delegasyon üyelerinden
Nicholas Hildyard da, Hasankeyf'in, sular
altında kalacağını hatırlattı.
On bin yıllık geçmişi
bulunan Hasankeyf'in, bölge halkları
kadar, uluslararası toplum için değerli
olduğunu söyleyen The Corner House (Çevre
örgüttü) yöneticilerinden Hildyard,
"Hasankeyf'in yok olmasına destek
olmak, bağışlanamaz bir yanlış
olur" değerlendirmesinde bulundu.
Delegasyon üyeleri, Türkiye'nin Ilısu
barajı konusunda, İngiltere'ye tam
bilgi vermediklerini belirttiler. Üyeler,
Ticaret Bakanı'na yazdıkları
mektupta, Ilısu'nun, salt "hidroelektrik
üretmek için kullanılamayacağını"
belirterek barajın inşaası
halinde, Irak ve Suriye'ye akan su oranında
azalma olacağını kaydettiler.
Ilısu bölgesinde izlenimlerde bulunan
NGO delegasyonunda, şu örgütler yer
aldı:
İngiltere: The Corner House (Çevre örgütü)
İtalya: (An eye on Sace) (Çevre örgütü)
İngiltere: Kurdish Human Rights Project
(insan hakları örgütü)
Amerika :Pacific Environment Research Centre
(Çevre örgütü)
Almanya: World Economy, Ecology and
Development (Çevre örgütü)
Kurdforum'a
eklenişi: 27.11.2000 |
|
|