Zeugma
Zebanisi
Talat
Halman
Milliyet,
24.10.2000
Zeugmayı
gördüm dört gün önce. Daha doğrusu,
görmedim. Çünkü Zeugma sular altında.
Belkısın kentini elbirliğiyle
boğduk, gömdük.
Tek
teselli, bu kültür kıyımından
birkaç ay önce bizdeki ve arkeoloji dünyasındaki
gaflet uykusundan uyanma sayesinde, bazı
eserlerin, özellikle mozaiklerden bir kısmının
kurtarılıp Gaziantep Müzesine
aktarılmış olması. Bir
ikinci teselli de, ilerde (75, 100, 125 yıl
sonra) baraj ömrünü doldurur da sular çekilirse
(belki de şimdikinden daha kolay) kazılar
yapabilecek ve pek çok kalıntı ve
yapıtların günışığına
çıkarılabilecek olması.
Ama,
22. yüzyılı beklemeden, 20. yüzyılda,
Zeugmanın tarih, kültür ve sanat
varlıklarını kurtarabilirdik.
Şimdi Müze dışında,
kala kala, su düzeyinden biraz yüksekte
bir Roma Villası" ile birkaç
mezar kaldı.
Baraj
sularının bu yıl Zeugmayı
boğacağı, 10 yıl öncesinden
biliniyordu. Arkeologlar o zaman seslerini
duyursaydı, yetkililer kazı ve
kurtarma çalışmalarına o
zaman başlasaydı, Gaziantep Müzesine
nice binlerce eser ve obje nakledilmiş
olacaktı.
Özellikle
Türk ve yabancı arkeologların
bilinçsizliği, duyarsızlığı,
hatta vicdansızlığı bağışlanamaz.
Bizim gazetelerle Avrupa ve Amerika basınından
birkaç ay önce ses gelmeseydi belki hiçbir
şey kurtarılamayacaktı.
Buna da şükür" mü diyelim?
Türkün
aklı sonradan gelir" sözüne ben
hiç inanmak istememişimdir. Ama, sanırım,
Türkün aklı, son anda geldi. O
vakit de iş işten geçmişti.
Zeugmada barajın suları iki
üç metre daha yükselecek. Kalan üç beş
ay içinde, birkaç parça daha kurtarılsın
diye işçiler umarsızca kazma sallıyorlar.
Türk
arkeoloğun aklı, felaket olup
bittikten sonra gelir."
Zeugmayı
boğan cehennem zebanisinin adı İHMALdir.
Ve,
korkarım, Zeugma faciasından ders
almadık. İHMAL" adlı
canavar, yurdumuzun dört bucağında,
kıyımlarını sürdürecek,
başta arkeologlar olmak üzere hepimiz
seyirci kalacağız.
Daha
fazla vakit kaybetmeden, yeni kültür
cinayetleri yaşamadan, harekete geçmek
zorundayız artık.
Arkeologlar
ve sanat tarihçileri, Kültür Bakanlığı
ile birlikte, bir ALARM LİSTESİ"
hazırlamalı: Bu listede, acil müdahale"
bekleyen sitler ve eserler belirtilmeli önem
sırasına göre. Ve bunların sırayla
kurtarılması için iç ve dış
kaynaklar öncelikle seferber edilmeli.
Ulusal ve uluslararası fonlar bulunmalı,
yaratılmalı.
Bu
yapılmazsa Zeugma Zebanisi",
Belkısı boğduğu gibi,
Anadolu Anamızın nice yaratılarını
boğazlayacak.
İngilizce
Atasü
Erendiz
Atasünün Dağın Öteki Yüzü"
adlı güçlü romanı, ülkede üstün
başarı kazandıktan sonra,
İngilizce olarak yakınlarda yayımlandı.
Çeviriyi Atasü kendisi, Elizabeth Maslen
adlı bir İngiliz öğretim üyesi
ve yazar ile birlikte yapmış. Çeviri
sanatı yönünden çok ilginç yaklaşımlarla.
Birçok hoş Türkçe deyimler
uyarlanmadan doğrudan doğruya
aktarılmış. Çok akıcı,
renkli ve çekici bir çeviri.
Kitap
İngilterede geniş ilgi görüyor.
Daily Telegraph gazetesinde Tom Holland,
eserin çok ilginç, çevirinin etkili olduğunu
söylüyor. Ünlü yazar Margaret Drabble
diyor ki: Bu cesur ve dokunaklı
roman, güçlü ifadelerle, 20. yüzyıl
boyunca yalnız Türk tarihini değil
dünya tarihini ve ulusçulukla ideolojiinin
etkileşimini gözler önüne seriyor.
Dikkate değer, önemli bir roman
bu." Moris Farhi Böylesine
unutulmaz kişiliklerle bir ulusun
ruhunu ve tarihini dile getiren romanda
edebiyatın doruklara yükseldiğini"
söylüyor.
Erendiz
Atasü bu romanla uluslararası
edebiyatta iz bırakacak. Bundan önceki
ve sonraki eserlerinin de İngilizceye
çevrilmesi ne kadar iyi olur. Bence Dağın
Öteki Yüzü" çok ilginç bir film de
olabilir. Keşke İngiltereden
sonra Amerikada da yayımlansa da
film yapımcılarının
dikkatini çekse.
Şaheser Atasoy
Sanat
tarihçiliğimizin en çalışkan
ve üretken hocalarından Prof. Dr.
Nurhan Atasoy, Osmanlı çadırları
konusunda Otağı Hümayun"
başlıklı olağanüstü güzel
bir eser yayımladı. Osmanlının
otağ ve çadır kültürü, bu
şaheserde çeşitli yönleriyle değerlendiriliyor.
Aygaz, bu güzeller güzeli kitabı yayımlamakla
büyük bir hizmet yaptı. Ersu
Pekinin kitap tasarımı da başlı
başına bir başyapıt.
Hepsine, özellikle Nurhan Atasoya alkışlar.
Kurdforum'a
eklenişi: 27.11.2000