Foruma Jîngeha Kurdî

 

GAP ile gelen büyüme

 

Güneydoğu Anadolu Projesi

Türkiye'nin en büyük projesi olan GAP dünyanın su üzerine hazırlanmış en büyük projelerinden birisidir. Bu devasa projeyi doğal olarak Batının teknik ve finansal yardımları olmaksızın gerçekleştirmek imkansızdır. Projenin toplam maliyeti 32 milyar dolar öngörülmüştür. 1981 - 92 arasında bu projeye akıtılan meblağ 9 milyar dolardır. Projenin tamamında 1.7 milyon hektar arazide su tarımı hedeflenmektedir. Bunun 1.1 milyon hektarı Fırat, 600 milyon hektarı Dicle havzasında bulunur. 1998 itibariyle 114.000 hektarlık bir alan henüz sulu tarıma açılabilmiştir.  GAP bölgesinin sulu tarımdan önce tarımsal üretimi mercimek, buğday, fıstık gibi kuru tarıma dayanır; bir miktarda pamuk ve tütün üretimi yapılmaktadır. Doğal olarak bu kapsamdaki bir proje ulaşım, sanayi, eğitim, sağlık ve diğer sektörlerde de bir gelişme ve dönüşüm sağlayacaktır.

GAP'ı oluşturan 12 proje:

1) Aşağı Fırat Projesi;

  a) Karakaya Barajı ve HES (Hidroelektirik santrali)

  b) Atatürk Barajı ve HES

  c) Urfa HES ve Yükleme Havuzu

  ç) Urfa Tüneli

  d) Urfa Harran Ovası Sulama Projesi (328.608 hektar arazi sulanacak)

  e) Siverek-Hilvan Ovası Sulama Projesi (180.300 hektar arazi sulanacak)

  f) Ceylanpınar yeraltı suyunun sulama kaynaklı kullanımı projesi

  g) Mardin-Ceylanpınar ovalarını sulama projesi (328.608 hektar arazi sulanacak)

  ğ) Bozova pompaj ile sulama projesi (55.300 hektar arazi sulanacak)

  h) Akçakale yeraltı sularını kullanarak oluşturulan sulama projesi

GAP'ın  tamamında en önemli sulama bölgesi Urfa-Harran ve Mardin-Ceylanpınar ovalarıdır ki, bu da 476.374 hektara tekabül eder.

2) Sınır Fırat kısımları Projesi;

  a) Birecik/Fındıklı Barajı ve Hidroelektrik Santrali

  b) Karkamış Barajı ve HES

3) Adıyaman-Kanto yöresi Projesi (74.410 hektar arazi sulanacak);

  a) Adıyaman Barajı ve HES

  b) Kanta Barajı

  c) Adıyaman ve Besni-Keysun Ovaları sulama projesi

  d) Kâhta ovası sulama projesi

4) Suruç-Baziki Projesi;

  a) Baziki Ovası Sulama projesi (44.900 hektar arazi sulanacak)

  b) Suruç Ovası Sulama projesi (101.000 hektar arazi sulanacak)

5) Gaziantep Ovası Sulama Projesi (89.000 hektar arazi sulanacak);

6) Araban Ovası Sulama Projesi

7) Dicle-Kıralkızı Projesi;

  a) Kıralkızı Barajı ve HES

  b) Dicle Barajı ve HES

  c) Dicle ovası sulama projesi. (sağ sahil - 126.080 hektar arazi sulanacak)

8) Batman Projesi;

  a) Batman Barajı ve HES

  b) Batman sulama projesi (37.744 hektar arazi sulanacaktır)

9) Batman-Silvan Projesi

  a) Sason Barajı ve su iletim tünelleri

  b) Silvan Barajı ve HES

  c) Kayresi Barajı ve su iletim tünelleri

  d) Fırfırkaya su iletim tünelleri ve HES

  e) Dicle sol sahil ovaları sulama projesi (213.000 hektar);

10) Garzan Projesi (60.000 hektar arazi sulanacak);

  a) Garzan barajı ve HES

  b) Garzan Ovası sulama projesi

  c) Kozluk regülatörü ve Garzan göleti sulama projesi

11) Ilısu  Baraj Projesi ve HES

12) Cizre Projesi;

  a) Cizre barajı ve Hidroelektrik Santrali

  b) Cizre, Nusaybin, Idil Ovaları Sulama Projesi (89.000 hektar)

  c) Silopi Ovası Sulama Projesi (32.000 hektar)

Projeyi oluşturan Kürt illerinin toplamı 75.000 km2'dir. Yani Türkiye yüzölçümünün % 9.5'dur.

Bu proje kapsamında Atatürk Barajı'nın sularını taşımak için 2 tünel yapılmıştır. Tünellerin uzunluğu 26.4 km, genişlikleri ise 7.62 metre çapındadır.  Yanlız bu iki tünelin taşıdığı yıllık su miktarı 10.3 milyar m3'dür. Yani Fırat sularının üçte biri yalnızca bu barajda sulama için kullanılacaktır. Atatürk Barajı'na su tutulmaya başlandığı Ocak 1990'da, 24 saat çinde Suriye sınırında su 1 metre alçalmıştır. Suriye korkunç bir panik aşamış, aynı yıl Irak'ın Fırat kıyılarında % 15'lik verim azalması örülmüştür. Suriye'de pek çok tarla çöle dönmüştür. GAP, kökleri 1950'li ıllara dayanmakta, bu yıllarda Fırat ve Dicle üzerinde hidroelektrik alışmaları yapılarak 1960'lardan itibaren proje oluşturmaya başlanmıştır.

Bu projenin ilk ayağı olan Keban Barajı 1974'de tamamlanmış ve Suriye ile lk ciddi gerginlikler bu baraj gölünde suyun tutulması ile başlamış, proje lerleyip baraj çalışmaları hızlanınca '80'lerden itibaren bu havzadaki üç lke ilişkileri hızla krize dönüşmüştür. smanlının mirasçısı Türkiye bu proje ile coğrafik olarak Kürdistan aynaklı bu iki nehri Irak ve Suriye'ye karşı kullanma avantajı edinmiş, ürdistanı ise kendi ekonomik ihtiyaçlarına göre düzenleyerek kendine ağımlı bir yapı haline dönüştürmüştür.

GAP ile tahıl ağırlıklı ve nadasın önemli bir yer tuttuğu Kürdistan'da rojenin tamamlanması halinde niteliksel bir değişim beklenmektedir.DIE'nin tablosunda görüldüğü gibi bazı ürünler GAP bölgesinde gerçekleşecek üretimle Türkiye'nin tamamında üretileni bile ikiye katlayacaktır. Bu muazzam bir dönüşüm ve değişimin göstergesidir. 2005 yılı nüfus artış tahmini 10 milyondur. Türkiye tabloda da görüldüğü gibi Kürdistan'ın bu bölgelerini tahıl ambarı haline getirmek istemektedir.

Türkiye'nin bu proje ile üç amacı vardır. 1) Dicle-Fırat üzerinde bir seri baraj ile diğer ülkelere giden suyu kontrol etmek. 2) Yeni bir coğrafik düzenleme ile Kürt hareketinin taleplerine son vermek. 3) Zoraki yada gönüllü göçertmelerle  Kürt halkının bütünlüğünü parçalamak.

Devlet Istatistik Enstitüsü '86 verilerine göre GAP'a harcanan rakam ülkenin bir yıllık bütçesine eşittir, bu yatırımların beklenen getirisi ise yılda 2 milyar dolardır. Projede 27 milyar kilowatsaat tutarında toplam yıllık elektrik enerjisi üretimi planlanmıştır. Bu rakam 1983 yılında Türkiye'nin toplam elektrik üretimine eşit bir rakamdır. Bu günkü elektrik üretimin ise% 40 demektir. Ancak 1990 yılında tamamlanması planlanan proje önce 2005 sonrada 2010 yılına ertelenmiştir.

Bölgede su konusunda en şanslı ülke olmasına rağmen Türkiye'nin sahip olduğu yenilenebilir su miktarı ancak Tuna nehrinin sularına eşittir. Ve nüfus artışı, şehirleşme, sanayileşme gibi etkenlerle 2025 yılında Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı 2100 ila 2400 m3'e düşecektir. Türkiye'nin tahıl ambarı Konya'ya Demirel kanallarla Fırat'ın sularını getirmeyi düşünmektedir.  Suya ihtiyaç duyulan yerler suyun olduğu kaynağa uzak düşmektedir. Bu nedenle Türkiye'de önümüzdeki yıllarda su kanalları, su taşıma projeleri giderek artacak; örneğin Akdeniz, Ege gibi turizmin geliştiği yerlerin artan su ihtiyacı tarım sularından karşılandığı için bölge köylülüğü zor duruma girecektir.

 

 

 

Yazının başına dön

 

Editor:
Osman Aytar

Kurdforum:
E-mail

 


Ev rûpel, herî baş bi
Microsoft Explorer 5.0
û yên piştî wê ve dikare bê dîtin.


Destpêkirin:
16.10.2000