Foruma Jîngeha Kurdî

 

Sonuç

 

Antik dönemden beri su savaşlarını yaşayan   ilk uygarlıkların beşiği Mezopotamya; kimi zaman Sümerlerin APSOU'su gibi su tanrısı  yaratmış kimi zamansa bir diğer su tanrısı EA'ya Dicle ve Fırat'ın arasında bereketli hilal denilen (Harran civarı) yerde tanrısına saraylar kurmuştur. Gılgameş bile  hayat ağacını bu bereketli topraklara dikmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri olan Babil'in Asma Bahçeleri'ni Fırat'ın bereketli suları ile varetmiştir.

Bu suların bölge halkları arasında barışı getirmesi için bir de siyasal bilimci Frank Fischer'i dinleyelim. "100 milyon m3'lük su Israil ile komşularının savaşlarının konusudur. Oysa ki 1 günlük savaşın bedeli 100 milyon dolar, bu da 100 milyon m3 arıtılmış (denizden) su demektir. Ya da 1 savaş tankı  10.000 kişilik bir şehrin su ihtiyacını karşılayacak deniz suyu arıtma tesisi fiyatına eşittir."

Uzmanlar aşağıdaki önerileri geliştirmişlerdir.

1- Ihtiyaç duyulan bölgelerdeki su miktarını arttırmak;

a) Barış Boru Hattı projesinde olduğu gibi suyu bir başka bölgeden taşımak,

b) Deniz suyunu arıtma tesisleri kurmak.

2- Su tüketimini azaltmak, teknik buluşlar, su dağıtımını geliştirmek, ileri sulama tekniklerini yaygınlaştırmak, şehir şebekelerindeki su kaçaklarına engel olmak, atık suyu yeniden arıtarak kullanıma açmak.

3- Nüfus artış hızını denetleyerek su tüketimini sabitlemek.

Dünya Bankası Kalkınma Sorunları  Uzmanı Mısırlı Ismail Serageldini, "Önümüzdeki 10 yılda her yıl 5-6 milyar dolar suya yatırım yapılmazsa bölgedeki su savaşları kaçınılmazdır" demektedir.

17-22 Mart 2000'de Hollanda'nın Lahey kentinde toplanan 2. Dünya Su Forumu'nun en önemli gündem maddesi suyun bir doğal kaynak olarak pazarda alınıp satılan uluslararası bir mal haline nasıl getirilebileceğidir.

Yeni Dünya Düzeni savunucuları doğal yaşamın ayrılmaz bir elemanı olan suyun uluslararası pazarda petrol gibi alınıp satılır hale getirilmesiyle su savaşlarının engelleneceğini iddia etmektedirler. Oysa ki Ortadoğu'nun su sorununu sadece bu yöntemler  çözmeye yetmeyecektir. Çünkü ekonomik gelişme ve kalkınmalarını Kürtlerin suları üzerine kuran Irak, Suriye, Türkiye ve Iran Kürtlerin bu doğal kaynaklarını kullanırken onları yok saymaktadırlar. Halen Kürdistan'ın bir çok bölgesinde  içme suyu halka ulaşabilmiş değildir. Ancak bu kaynaklar başka ülkelere pazarlanabilmektedir. Dolayısıyla su sorunundaki anlaşmazlıkların bölgede gerçek anlamda çözümü kısa vadede olanaksızdır. Çünkü bu zenginliğin asıl sahiplerinin  taraf olmadığı   her anlaşmanın yarın geçersiz kalabileceği ve aynı sorunların yeniden nüksedeceği açıktır.

Su gibi aziz olun...

 

Kaynaklar:

1- Ayep Habib, Yakındoğu'da Su, Kathala-Cedej, 1998

2- Baer Anne, Hayatın Kaynağı Su, Cedimes, Paris, 1995

3- Banqoue Mondiale, Dünya BankasıKalkınma Raporu, 1998-99 Eska, Paris, 1999

4- Carroue Lavrent, Kuzey Afrika ve Yakındoğu, Nathan Üniversitesi, Paris, 1996

5- Chesnot Christian, Yakındoğu'da Su Kıtlığı, Le Monde Diplomatique, Paris, Feurier, 2000

6- Courrier International, Barajlara Hayır, Paris, No 472, 18-24 Novembre 1999

7- Denk Erdem, Ortadoğu'da Su Sorunu, Özgür Üniversite Forumu, Ankara, Mart 1998

8- De Villiers Marq, "Su"  Salin /Actes Sud Lemeac, Paris, 2000

9- Duret Alain, Ortadoğu; Krizler  ve Kozlar, Le Monde Poche, Paris, 1994

10- Gizard Xavier, Akdeniz'de Endişe, L'aube/datar, La Tour d' Aigues, 1995

11- Historia Special, Uygarlığın Beşiği Mezopotamya, Paris,  No 24, 1993

12- Institut Cedimes, "Conjoncture 2000", Les Echos-Bieal, Paris, 1999

13- Ishow Habib, 20.yy'da Irak'ta Köylülük; Tarımsal ve Sanayi Politikaları, Paris, Publisva, 1996

14- Isnard Hildebert, Akdeniz;Ülkeler ve Manzaralar, PUF, Paris,1973

15- Le Monde Dossiers-Documents, Su Savaşı, Paris, No 258 Octobre 1998

16- Mamou Yues, Evrensel Su Oyunu, Le Monde Dossiers Documents, No 276, Mai 1999

17- Merenne-Schmaker Bernadette, Enerjinin Coğrafyası Nathan Üniversitesi, Paris, 1997

18- Petrella Riccardo, Suyun Yeniden Fethi, Le Monde Diplomatique, Paris, Mars 2000

19- Picard Elizabeth, Ortadoğu'nun Yeni Dinamikleri, L' Harmattan, Paris, 1993

20- Pnud, 1998 Yılı Insanlık Gelişimi Raporu, Economica, Paris, 1998

21- Rondot Philippe, Suriye, PUF, Paris, 1993

22- Seager Joni, Dünya Atlası, Autrement, Paris, 1995

23- Şeker Murat, Güneydoğu Anadolu Projesi, Şeker Yayınları, Ankara, 1987

24- Dünya Sağlık Örgütü, 1992 Raporu

 

 

GAP ve tarih

GAP projesinin tarımsal üretim artışına yapacağı katkıyı Türkiye'nin elektrik üretimine sağlayacağı faydayı, Türkiye'ye bölge devletleri bazında yapacağı politik etkiyi işledik; ancak bu devasa projenin bir de diğer yüzüne göz atmamız gerekmektedir. Madalyonun diğer yüzü bu projenin bizden götüreceği şeylerdir. Örneğin Türkiye Kürdistan'ı sınırlarında oluşturulması planlanan tampon bölgenin yanı sıra baraj gölleri mıntıkasında çok sayıda köy ve bir kaç ilçemiz tarihe karışacaktır. Biz bu anlamda özellikle Hasankeyf üzerinde durmak istiyoruz.

Ilısu Barajı altında kalacak olan Hasankeyf insanlık tarihinin en önemli merkezlerinden birisidir. Tarihinde birçok beyliğe merkezlik yapan Hasankeyf'de bazıları hala kullananılan ve ikamet edilen 5000'den fazla tarihi mağara bulunmaktadır. Arkeolojik ve tarihi olarak üzerinde yeterince çalışma ve keşif yapılmamış, fon ayrılmamış, unutulmuş bu eser Kürt uygarlığının en önemli merkezlerinden birisi olup aynı zamanda tüm insanlığında bir parçasıdır. Batılı devletlerden alınacak kredi, teknoloji v.b. imkanlârla Kürdistan tarihinin bir parçası olan bu eserin Türkiye tarafından yok edilmek istenmesi bizler adına kültürel ve tarihi bir jenosidi ifade etmektedir. Kürt ve Kürtlüğe ait herşeyi yok etme çabasını göstermektedir. Çevrecilerin ve bazı insan hakları kuruluşların çabaları da Ilısu Barajı'nın inşaat çalışmalarını durdurmaya ne yazik ki yetmemiştir.  
 

 

 

Yazının başına dön

 

Editor:
Osman Aytar

Kurdforum:
E-mail

 


Ev rûpel, herî baş bi
Microsoft Explorer 5.0
û yên piştî wê ve dikare bê dîtin.


Destpêkirin:
16.10.2000