Foruma Jîngeha Kurdî

 

2. Genel olarak baraj ve santral problemleri

 

Baraj ve santrallerden kaynaklanan problemler dünyada çoktur ve bunlar kimi tepkilere neden oluyor. Bazı ülkelerde (7), örneğin İsveç‘te (8), Norveç‘te, Fransa‘da, Avustralya‘da, Amerika‘da, Macaristan‘da (9) halktan gelen tepkiler üzerine hükümetler belli bazı baraj ve elektrik santrallerin inşaatlerini durdurdu.

Büyük barajların çevresel ve toplumsal etkileri konusunda yapılan bir araştırmaya (10) göre, bu alandaki problemler iki gruba ayrılmaktadır:

Baraj inşaatı ve su toplanmasından önceki problemler:

- inşa yerinden insanların göçü ve yeni yerlerde bunların yerleştirilmesi
- kültürel ve toplumsal özellik ve yerlerin tahribatları
- doğa tahribatı

Barajlarda su toplanmasından sonraki problemler:

- su altında kalan tarımsal alanlar
- su altında kalan ormanlık alanlar
- doğal yaşama yönelik tahribatlar
- su yoluyla doğaya dağılan değerli maddelerin azalması
- suyun azalması
- tropikal ve alttropikal hastalıkların artması
- erozyonun artması
- iyi inşa edilmeyen barajlar nedeniyle deprem dönemlerinde meydana gelen zararlar
- suyun kontrol sorunları
- toprakta tuzlanma (11) ve çölleşme

Çevre ile ilgili olarak çok önemli çalışmalar yürüten Worldwatch İnstitute (WRİ) raporlarında baraj ve santrallerden kaynaklanan sorunlara hep dikkat çekmektedir. Örneğin Afrika‘daki Viktoria gölü de, bu tür sorunlardan kaynaklanan önemli zararlara uğradı. Balık türlerinin yüzde 60‘i yokoldu. Yine Missisipi nehri üzerinde kurulan kontrol noktaları, kendileriyle birlikte bazı tehlikeler getirdi.(12)

Şili‘de Biobio suyu üzerinde inşa edilen Pangue Barajı çok değişik açılardan eleştiriliyor. Yöredeki örgütler, barajın çevresine etkileri konusunda bir araştırmanın yapılmadığını ve bu nedenle barajın toplumsal, kültürel, ekolojik ve ekonomi alanında büyük zararlara yolaçabileceğini ileri sürüyorlar. İsveç ve Norveç‘in (13) ilgili kuruluşları bu projeye yardım ediyorlar. Her ne kadar Norveç‘in Norad‘ı başlarda projenin çevreye olası etkileri nedeniyle yardımda bulunmadıysa da sonradan bu kararını değiştirdi ve projeye yardım etti.(14)

Malezya‘da Rejang suyu üzerinde bir bölümü İsveç-İsviçre ortaklı ABB firması tarafından inşa edilen proje (Bakun Hydroelectric Project) de çok değişik çevrelerden eleştiri aldı. Hatta Malezya‘da bir mahkeme, projenin çevre yasasına aykırı olduğunu kararlaştırmasına rağmen devlet yöneticileri anşadan vazgeçmediler. İsveç Doğayı Koruma Derneği‘nin verilerine göre 5 halk topluluğundan yaklaşık 7 bin insan göç etme ile karşı karşıya kaldı. Yaklaşık 69 bin hektarlık orman kesilme tehdidi altında. İnternational Rivers Network‘un verilerine göre, 90‘dan fazla hayvan ve bitki türü büyük zararlar görebilirler. Bu nedenle uluslararası alanda ABB‘ye karşı büyük bir kampanya var.(15)

Çin‘de Yangtsey suyu üzerinde inşa edilen Sanxia Barajı da sert eleştirilere uğrayan projelerden biridir. Rotterdam‘daki Uluslararası Su Mahkemesi, barajın inşası ile doğa ve sosyo-ekonomik yaşam üzerinde büyük tehlikelerin oluştuğunu belirterek Çin hükümetinin dikkatini çekti. Amerika, Japonya, Almanya ve Kanada baraj inşasına karşılar ve kendi şirketlerinin de inşa işlerinde yer almamalarını istiyorlar. Çin hükümetinin verilerine göre, yaklaşık 1,8 milyon insan baraj bölgesinden göç etmek zorunda kalacaklar. Binlerce köy ve 104 küçük şehir baraj suları altında kalacak.(16)

Kaliforniya, Assuan ve Aral gölü alanında meydana gelen gelişmeler GAP açışından da önemli ve bunlardan sonuç çıkarılması gerekir. Çünkü benzeri gelişmelerin GAP yöresinde de yaşanabileceği genel olarak vurgulanan kanılardan biridir.

Amerika‘da Kaliforniya bölgesinde sulama baraj inşasından önce başladı. 1910 yılında 200 bin hektarlık bir alanın sulamasıyla başladı. Derin ve yerüstü drenaj alanında önlemler alınmadığı için toprak tuzlanması tarımdaki birçok probleme neden oldular. Bu yörede her sulamada hektar başına 800 kilo tuz verildi ve bu da yörede büyük bir alanda tarımın artık yapılmamasına neden oldu.(17)

Baraj inşalarından sonra problemler artarak büyüdü. 1935‘te Hoover baraji tamamlandığında büyük iddialarla savunuldu. Hoover‘i diğer barajlar izledi: Parker, İmperyal, Davis, Laguna Palo ve diğerleri. Sadece Kaliforniya‘da irili ufaklı 27 baraj inşa edildi. Kaliforniya‘da büyük plantasyonların yoğun olduğu yöreye verilen isim de tesadufi değildi. “İmperyal“ sı sermaye sahiplerinin bölgeye çekilmesi ve onların olası amaçlarını ifade etmede bir sinyal gibiydi adeta. Ne var ki doğa yaşanan gelişmelere karşı cevabını suyun tuzlanması ile verdi. 1950‘lerde yehlike artık gözle r önünde idi. Zarar sadece bununla da kalmadı ve Colorado suyu yoluyla Meksika‘ya kadar yayıldı. Tuzlu su, Meksika köylülerine büyük zarar verdi. Meksika hükümeti bu nedenle 1961 yılı sonunda Amerika‘yı protesto etti. Protestoların artması nedeniyle Amerika, Meksika toprakalrındaki tuzun azaltılması için birkaç yüz milyon dolar harcama yapmak zorunda kaldı. Barajların kendileriyle birlikte getirdiği tahribatlar, her geçen gün rtarak büyüdü.(18)

Yanlış plan ve programlardan kaynaklanan büüyk zararlara gösterilen örneklerden biri de Assuan Barajı‘dır. Bu baraj da tıpkı diğer barajlar gibi büyük propagandalarla inşa edildi. Öyle gösteriliyordu ki Assuan Barajı adeta Mısır‘ın “cennet“i olacaktı. Doğrudur baraj kendisiyle birlikte tarıma önemli bazı sulama olanakları sağladı ve bu, Mısır gibi sussuz ve çölleşmiş toprakları hiç de az olmayan bir ülke için yeni bir umudun başlangıcı idi. Fakat çok geçmeden olumsuz sonuçlar da birbir ortaya çıktı: Çölleşme, toprak tuzlenması, bazı hastalıkların artması, doğa üzerindeki tahribatlar ve benzerleri gibi. Büyük iddialarla yaptırılan bir proje, öylesine sonuçlar ortaya çıkartmıştı ki daha sonra bizzat Mısır Tarım Bakanı Sayed Marei‘nin ağzından feryat ve figanlar yükseliyordu. Yine birkaç yıl sonra Mısır Cumhurbaşkanı bilimsel bir kongrede toplantıya katılanlara çağrıda bulunarak, onların bilgi ve tecrubeleriyle Mısır‘a yardım etmeleri halinde, Mısır‘ın Assuan Barajı‘ndan kaynaklanabilecek bazı problemlerin üstesinden gelebileceğini belirtti.(19)

Sovyetler Birliği döneminde Aral Gölü bölgesinde bazı yanlış plan ve programlar ya da sonuçları pek tahmin edilmeyen bazı adımlar nedeniyle “felaket“ olarak değerlendirilebilecek tahribatlar meydana geldi. Pamuk tarlalarının sulanması amacıyla her yola başvuruldu, hatta suların akıntı yolları değiştirildi. Amu Derya ve Sari Derya sularıyla iki büyük kanal (biri 300 diğeri 1100 kilometre uzunlukta) inşa edildi. Peki sonuç ne oldu? Bir dönem dünyanın 4. büyük gölü olan Aral Gölü 1960-1992 dönemindeki uygulamalarla, alanının yüzde 50‘sini, kapasitesinin ise yüzde 70‘ini kaybetti. Gölde litre başına tuz miktarı 10 gramdan 37 grama yükseldi. Balık hemen hemen kalmadı. Yöredeki toprak sulaması, gölün kurumuş bölümünün tuzu nedeniyle bozuldu. 1995 verilerine göre bölgede yaşayan yaklaşık 4 milyon insan kimi gözlemciler tarafından “felaket“ olarak değerlendirilebilecek koşullarda yaşıyordu ve tuzlu ve kimyasal ilaçlarla bozulmuş suyu içmek zorundaydı. Suyun kalitesi kötüleştikçe kimyasal ilaçlara ağırlık verildi. Bu tür nedenlerle hastalıklar da arttı. Örneğin bölgede çocuk ölümleri oranı diğer bölgelere nazaran dört kat daha fazla. Aral Gölü ve çevresinin kurtarılması için ulusal ve uluslararası kimi girişimler var, fakat bunların ne kadar başarılı olacakları bilinmemekte.(20)

 

 

 

Yazının başına dön

 

Editor:
Osman Aytar

Kurdforum:
E-mail

 


Ev rûpel, herî baş bi
Microsoft Explorer 5.0
û yên piştî wê ve dikare bê dîtin.


Destpêkirin:
16.10.2000