Foruma Jîngeha Kurdî

 

6. Merkezine insanı almayan kalkınma

 

GAP benzeri yatırımlarda hep görüldüğü gibi amaç, toplumun refah düzeyini yükseltmek yerine yağma ve aşırı sömürü olduğu zaman, kalkınma lafları birer yalan ve demagojinin ötesine geçmiyor. Harami mantığıyla ülkemizin zenginlik kaynaklarına yaklaşıldıği için, başa alınan bunların nasıl “daha ekonomik ve verimli“ bir biçimde Türkiye‘ye ve oradan da dışarıya götürüleceği olduğu için, daha işin başında kalkınma lafının aldatmaca olduğu ortaya çıkıyor.(46)

Bu tür yatırımların amaçlarından birisi, Kürt insanını ulusal kültür ve kimliğinden uzaklaştırmak şeklinde beliriyor. DPT‘nin bazı resmi belgelerine göre “bölgesel gelişmenin ilkeleri“nden biri de, “eğitim yolu ile farklı kültürlerin birleştirilip bütünleştirilmesi“nin sağlanmasıdır.(47) Yani TC, bölgesel gelişmenin ilkelerinden biri olarak asimilasyonu savunuyor. Uluslararası platformlarda kültürün, kalkınmanın ayrılmaz bir unsuru olduğunu kabul eden TC, ülkemizde Türk kültürünü, hem de en ırkçı-şoven biçimleriyle empoze etme yoluna başvuruyor.

GAP ile Kürt insanına ne denli önem verildiğinin göstergelerinden birisi, toprakları sular altında kalan ve kalacaklara verilen kamulaştırma bedelleridir. Adıyaman‘da merkez ve Kahta ilçelerinin kısmen, Samsat ilçesinin tamamen, bu ilçelere bağlı 69 köy ile 3 bucak merkezinin kısmen ve 10 köyün tamamen olmak üzere toplam 85 yerleşim ünitesinde 11 bin 341 aileden toplam 61 bin 467 kişinin; Diyarbakır‘da Çermik ilçesine bağlı 11 köyün kısmen, 1 köyün tamamen olmak üzere 12 yerleşim ünitesinde 1149 aileden toplam 4 bin 847 kişinin; şanlıurfa‘da bir bucak merkeziyle 26 köyün kısmen ve 18 köyün de tamamen olamak üzere 45 yerleşim ünitesinde 5640 aileden toplam 47 bin 182 kişinin etkilendiği kamulaştırma bedellerinin miktarları ve ödeme biçimleri, daha işin başında GAP‘ın Kürt insanına karşı kullanılan bir yatırım olduğunu gösteriyor. Gülünç miktarlarla kamulaştırılan arazilerin karşılığı çoğu yerlerde halen de ödenmiş değil.(48)

Kültürel Gelişmenin Dünya Onyılı‘na ilişkin rehberde yeralan “Halkların kendi gelecekleriyle ilgili kalkınma projelerine etkin katılımı, bu projelerin uygulabilir olması için bir dilek olmanın çok ötesinde, olmazsa olmaz bir koşuldur“ görüşü dikkate alındığında, bunun GAP yöresinde tam tersi yönde geliştiği söylenebilir. Kürt halkının GAP‘a etkin katılımı bir yana, baraj ve tünel inşaatlarındaki kalifiye işlerde bile Kürt insanı çalıştırılmıyor.

Ne var ki sorun, Kürt halkının ulusal uyanışı ve konunun güncelik kazanması olunca, Kürt halkının asimilasyonu ve Türk toplumuna “entegrasyon“u yani Kürt ulusal kimliğinin yokedilmesinde GAP‘ın nasıl daha iyi kullanılabileceği tartışmalarında Kürt insanı ve halkı baş sıralarda yer alır. Bu nedenle GAP da mevcut koşullarla gerçekleşirse, insanların özgür ve bağımsız gelişmesini amaç olarak merkezine oturtmayan her proje gibi, geniş emekçi kitlelerin refahı açısından başarısızlığa uğramaya mahkumdur. Bir avuç insan için kalkınmayı sağlayacak olan proje yoksul Kürt insanı için yağma ve aşırı sömürü yanında büyük bir aldatmacayı, hem de “kalkınma“ aldatmacasını ifade etmektedir. GAP‘ın kendisiyle birlikte getireceği kısmı bazı iyileştirmeler ve olanaklar bu gerçeği değiştiremez.(49)

Hiç kuşkusuz, GAP‘ın kendisi ile birlikte getireceği olumlu gelişmeler de olacaktır. Önceki bölümlerde belirtildiği gibi toplumsal yapı ve ilişkiler üzerinde kimi olumlu etkiler görülecek, bir milyonu aşkın insana iş olanağı doğacak, modern tarım sistemine geçilmesi durumunda yaşamın diğer alanlarında da kimi olanaklar elde edilecektir. Doğal olarak bütün bunlar, günümüzdeki durumla karşılaştırıldığında olumlu gelişmelerdir. Fakat GAP‘ın bu yönü, GAP‘la kaydedilecek gelişmelerin küçük bir yönüdür. GAP‘a damgasını vuran daha çok yağma ve sömürüdür. Bilindiği gibi bir yatırıma damgasını vuran, ona karekterini veren, hangi üretim yapı ve ilişkilerinin bu yatırımla gerçekleşecek üretim sürecine egemen olduğudur. Örneğin Batman Petrol Rafinerisi‘ne damgasını vuran, onun yarattığı istihdam veya diğer bazı olumlu gelişmeler değil, ülkemiz petrolunun talan edilmesi gerçeğidir.

 

 

NOTLAR

1) Sürdürülebilir kalkınma için İngilizcede Sustainable development deyimi kullanılmaktadır.

2) Brundtland adı, Komisyonun başkanlığını yapan bir dönemin Norveç Başbakanı olan Gro Harlem Brundtland adından gelmektedir.

3) Miljö- och naturresursdepartementet, 1994:33

4) Birinci konferans, “Dünya Çevre Konferansı“ adı ile 1972 yılında Stockholm‘de yapılmıştı.

5) Magnusson, 1993:11-16. Magnusson sözüedilen faktörlerden bahsederken bu alanda önemli bazı bilgiler veriyor. Buna göre, dünya nüfusunun beşte birini (1/5) oluşturan sanayileşmiş ülkelerde eşya tüketimi çok fazla. Dünya ticari yakıtının yüzde 79‘unu ve çeliğin yüzde 72‘sini bu ülkeler kullanıyor. Yine bu ülkelerde yılda kişi başına 1,6 ton yiyecek artığı atılıyor. Yoksul ülkelerde bu oran 0,17 tondur. Magnusson bu durumu, yaklaşık 500 yıl süren kolonyalizme bağlıyor (Magnusson, 1993:16).

6) Miljö- och naturresursdepartementet, 1994:40-41

7) Bu veriler, Malezya‘da yapılmakta olan Bakun Barajı‘nın protesto edilmesi için İsveç-İsviçre ortaklı ABB şirketine gönderilen mektuptan alındı.

8) İsveç‘te 1990‘da parlamentoda temsil edilen tüm partilerin onayı ile İsveç‘te artık barajların yapılmaması kararlaştırıldı (Anshelm, 1992:85).

9) Macaristan‘da Tuna nehri üzerinde inşa edilen bir baraj, yüzde 25‘i yapılmış olmasına rağmen halktan gelen tepkiler üzerine iptal edildi. 1989‘da 100 bin imza bu baraja karşı toplandı (Somerson, 1993:235).

10) Goldsmith E & Hildyard N., Volume 1, 1984:15-23

11) Toprakta tuzlanma:şu şekilde olmakta: Yoğun sulama nedeniyle yeraltı su seviyesinin yükselerek içindeki çözünmüş tuzlarla birlikte toprak yüzeyine çıkarak buharlaşması ve serbest kalan tuzların bir kabuk gibi toprağın üzerini örtmesi.

12) WRİ‘nin kimi etkinlikleriyle ilgili bir bilgilendirme belgesinden alınmıştır.

13) İsveç‘in BİTS‘i (Beredningen för internationellt tekniskt-ekonomiskt samarbete) ve Norveç‘in NORAD‘ı.

14) Biobio Barajı ile ilgili ayrıntılı bilgi için: Husar, 1995.

15) Dagens Nyheter, 20.06.1996, Stockholm

16) Dagens Nyheter, 03.11.1996

17) Şener, 1993:120

18) Goldsmith vd, Volume 2, 1984:20-24

19) Goldsmith vd, Volume 1, 1984:250-256, Volume 2, 1984:181; Castensson, 1983; Hallengren, 1980. Alman mimar Udo Hirsch Assuan Baraji için şunları söylüyor: “şimdi orada kısa dönem bir zenginlik sonrasında elimizde kalanlar şunlar: hastalık, düşük verim, azaltılmış gelirler, yokolmuş balıklar, azaltılmış güvenlik. Baraj 1956‘da bitmişti. Kırk yılı dolmadan herşey daha iyiye değil, daha kötüye gitti. Oradan elde edilen enerji de kullanılamıyor. Hükümetler baraj yapıyorlar, yaratacağı ağır bedelleri ödemeyi ise gelecek kuşaklara bırakıyorlar (aktaran: Somersan, 1993: 235).

20) Aral Gölü ile ilgili bölüm şu kaynaktan özetlendi: Andersson vd., 1995

21) Westerlund, Del 1,2,3,  1981; Miljö-och naturresursdepartementet, 1994

22) ÇED‘e ilişkin daha ayrıntılı bilgi için bak: DPT, Beşinci Beş Yıllık Kal. Planı Böl. Gel. Özel İh. Kom. Rap., 1984:54-63; Bilim ve Teknik, Mayıs 1990

23) Westerlund, Del 3, 1981:8-9

24) Berger vd., 1994:105. Ürün ve yapılan işlerin çevreye etkileri üzerine de ayrı bir araştırma yapılmakta ve buna “yaşamsal döngü değerlendirilmesi“ (İng. life-cycle assessment, LCA) denilmekte (Naturvardsverket, 1995).

25) Somersan, 1993: 29-30

26) Somersen, 1993: 30-31

27) ÇED‘e ilişkin daha ayrıntılı bilgi için bak: DPT, Beşinci Beş Yıllık Kal. Planı Böl. Gel. Özel İh. Kom. Rap., s. 54-63 ile Bilim ve Teknik, Mayıs 1990

28) Somersan, 1993: 232

29) Altşnbilek, 1990: 51

30) GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından hazırlattırılan bir araştırmada da, GAP‘a kaşut olarak gelişecek sanayileşme ile ilgili sözkonusu çevre sorunları ifade edilmektedir. Cumhuriyet, 10 Kasım1994

31) Aktaran: Somersan, 1993:242

32) Cumhuriyet, 10 Kasım 1994

33) Fırat Havzası Birinci Çevre Sempozyumu, Elazığ, 13-15 Ekim 1988, Tebliğler, Fırat Üniversitesi Yayını, s. 16;

34) Cumhuriyet, 27 Temmuz 1994

35) şişli, 1990:52

36) Sezik, 1990:54

37) şişli, 1990:52

38) Konuya ilişkin ve gübre-tarımsal ilaç kalitesi için bak: Fırat Havzası Çevre Sempozyumu, s. 13-14

39) GAP‘ta Diyarbakır, sayı: 7-8, 1990.

40) Yurt Ansikopedisi, Cilt 1, s. 241

41) Hasankeyf‘in adına ilişkin farklı görüşler ve diğer bazı tarihsel bilgiler için bak: İslam Ansiklopedisi, Cilt 5, Kısım 1, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1977, s. 452-454

42) Samsat Kazıları için şu makalelere bakılabilir: Nimet Özgüç, Samsat 1984 Yılı Kazıları, VII. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 20-24 Mayıs 1985; N. Özgüç, Sümeysat Definesi, Belleten, TTK Y., Aralık 1985; Tahsin Saatçı, Sümeysat Definesi Sikkeleri, Belleten, Aralık 1985; Ülkü İzmirligil, Samsat (Samosata) Su yolu Araştırması 1981, IV. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 8-12 şubat 1982; A. Ahmet Tırpan, Samosata Asağı şehir Sur Duvarları, VIII. Kazı Son. Top. , Ankara, 26-30 Eylül 1986)

43) Şemsiyetepe kazıları için şu makalelere bakılabilir: A. Muhibbe Darga, şemsiyetepe 1979 Yılı Çalışmaları, II. Kazı Son.Top., Ankara, 11-15 şubat 1980; A. M. Darga, şemsiyetepe Kazıları 1981 Yılı Çalışmaları, IV. Kazı Son.Top., Ankara, 8-12 şubat 1982; A. M. Darga, şemsiyetepe Kurtarma Kazıları 1982 Yılı Çalışmaları, V. Kazı Son. Top., İstanbul, 23-27 Mayıs 1983; A. M. Darga, Semsiyetepe 1984 Yılı Kazı Çalışmaları, VII. Kazı Son. Top., Ankara, 20-24 Mayıs 1985; A. M. Darga, şemsiyetepe Kazıları 1985 Sezonu Sonuçları, VIII. Kazı Son. Top., Ankara, 26-30 Eylül 1986

44) Değirmentepe kazıları için şu makalelere bakılabilir: Ufuk Esin, Değirmentepe Kazısı 1979, II. Kazı Son. Top., Ankara, 11-5 şubat 1980; Ufuk Esin-Savaş Harmankaya, 1984 Değirmentepe (Malatya) Kurtarma Kazısı, VII. Kazı Son. Top., Ankara, 20-24 Mayıs 1985

45) Köşkerbaba (Göçkerbaba) kazıları için şu makalelere bakılabilir: Önder Bilgi, Köşkerbaba (Göçkerbaba) Höyük 1979 Yılı Kazıları Sonuçları, II. Kazı Son. Top., Ankara, 11-15 şubat 1980; Ö. Bilgi, Köşkerbaba Höyük 1981 Dönemi Kazıları, IV. Kazı Son. Top., Ankara, 8-12 şubat 1982; Ö. Bilgi, 1983 Dönemi Malatya-Köşkerbaba Höyük Kurtarma Kazıları, VI. Kazı Son. Top., İzmir, 16-20 Nisan 1984

46) ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İlhan Tekeli, GAP‘ın hep bir mühendislik tasarım olarak ele alındığını, toplumsal ve ekonomik boyutların perde arkasında kaldığını belirterek şunları söylüyor: “Toplumsal boyutu tartışılmadan, GAP projesinde istenilen sonuçları almak olanaklı değil. Türkiye‘nin ister merkezi hükümetinden transferle olsun, ister dış borçlar kullanarak olsun, oraya aktaracağı kaynaklar- ki GAP projesi, Türkiye‘nin şimdiye kadar bir projeye yatırıdğı en büyük yatırımdır- esas olarak bölgenin kalkınması için gerekli yatırıma göre çok küçük bir rakamdır. Bölgenin kalkınmasını sağlayacak esas sorun, oradaki potansiyeli bu yatırımlarla harekete geçirmek ve orada doğan yeni artıdeğerlerin Güneydoğu‘ya yatmasını sağlamaktır. Orada değer yaratılmalı, değerler orada tasarruf edilip, yine orada yatırıma dönmeli. GAP‘ta çözülecek temel sorun, orada nasıl bir ekonomik faaliyet yaratmalı ki, yarattığı katma değer yahut artı ürün yüksek olsun ve o artı ürün, Batı‘ya transfer olmasın, orada yatırıma dönsündür.“ (Cumhuriyet, 4 Kasım 1994)

47) DPT, Beşinci Beş Yıllık Kal. Planı Böl. Gel. Özel İh. Kom. Rap., s. 102

48) Sular altında kalan ve kalacak yerleşim birimleri için bak: İ. Çil, GAP Alanında İskan Hizmetleri, GAP 1. Urfa-Harran Kal. Sem., 1988, s. 299-300; gülünç kamulaştırma bedelleri ve ödeme biçimleri için bak; Fikret Otyam, Harran Koçaklaması, Boyut Yayınları, İstanbul, Mart 1987, s. 269-272; Nokta 15 Ekim 1989 ve Güneş 16 Ekim 1990. 1994 yılı verilerine göre, gerek GAP kapsamındaki su altında kalan arazilerden, gerekse otoyol projelerinden vatandaşa olan ve “ödeyemediği“ borcu 15 trilyon lirayı geçiyor (Hürriyet, 2 Aralık 1994).

49) Şanlıurfa Tünelleri‘nden akan suya ilk kavuşan Konuklu (Kazene) köyünde 250 haneden sadece 50 hanenin toprağı var. Köyün muhtarı Abdurrahman Saçaklı bu konuda “Siz anlayın işte topraksız insanın sevincini“ diyor (Cumhuriyet, 11 Kasım 1994).

 

Kaynakça

Allan, J.A & Chibli Mallat (ed.) (1995), Water in the Middle East - Legal, Political and Commercial İmplications, London: Tauris Academic Studies

Altınbilek, Doğan (1990) “Güneydoğu Anadolu Projesi Çevre Boyutu“, Bilim ve Teknik, Mayşs 1990

Andersson, Magnus & Ingvar Svanberg (1995), Frċn Rio till Aral, Stockholm: Utbildningsförlaget Brevskolan

Anshelm, Jonas (1992), Vattenkraft och naturskydd, Linköping: Linköpings universitet

Berger, Sune & Anna-Karin Berglund & Inga Carlman (1994), Miljöproblemens regionala variation, Stockholm

Bilgi, Önder, “Köşkerbaba (Göçkerbaba) Höyük 1979 Yılı Kazıları Sonuçları“, II. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 11-15 şubat 1980

Bilgi, Önder, “Köşkerbaba Höyük 1981 Dönemi Kazıları“, IV. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 8-12 şubat 1982

Bilgi, Önder, “1983 Dönemi Malatya-Köşkerbaba Höyük Kurtarma Kazıları“, VI. Kazı Sonuçları Toplantısı, İzmir, 16-20 Nisan 1984

Castensson, Reinhold (1983), “Tio ċr med höga dammen vid Assuan“, Geografiska Notiser, 1983/4, Lund-İsveç

Darga, A.Muhibbe, “şemsiyetepe 1979 Yılı Çalışmaları“, II. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 11-15 şubat 1980

Darga, A.Muhibbe, “şemsiyetepe Kazıları 1981 Yılı Çalışmaları“, IV. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 8-12 şubat 1982

Darga, A.Muhibbe, “şemsiyetepe Kurtarma Kazıları 1982 Yılı Çalışmaları“, V. Kazı Sonuçları Toplantısı, İstanbul, 23-27 Mayıs 1983

Darga, A.Muhibbe, “Semsiyetepe 1984 Yılı Kazı Çalışmaları“, VII. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 20-24 Mayıs 1985

Darga, A.Muhibbe, “şemsiyetepe Kazıları 1985 Sezonu Sonuçları“, VIII. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 26-30 Eylül 1986)

Esin, Ufuk, “Değirmentepe Kazısı 1979“, II. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 11-5 şubat 1980

Esin, Ufuk & Savaş Harmankaya, “1984 Değirmentepe (Malatya) Kurtarma Kazısı“ VII. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 20-24 Mayıs 1985

Fırat Havzası Birinci Çevre Sempozyumu, Elazığ, 13-15 Ekim 1988, Tebliğler, Elazığ: Fırat Üniversitesi Yayını

Goldsmith Edward & Nicholas Hildyard (1984), The Social and Environmental Effects of Large Dams, Volume 1 ve 2, İngiltere: Wadebridge Ecological Centre

Hallengren, Anders (1980): “Höga dammen vid Assuan“, Värld och Vetande, 1980/8, Västra Frölunda-İsveç

Husar, Malin (1995): Dammprojekt i Biobio, Stockholm: Naturskyddsföreningen

İslam Ansiklopedisi, Cilt 5, Kısım 1, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1977

İzmirligil, Ülkü: “Samsat (Samosata) Su yolu Araştırması 1981“, IV. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 8-12 şubat 1982

Magnusson, Sindre (1995): Uppdraget-handbok för hċllbar utveckling, Stockholm: Q 2000 & Naturskyddsföreningen

Miljö- och naturresursdepartementet (1993a), Agenda 21, Stockholm: Miljö- och naturresursdepartementet

Miljö- och naturresursdepartementet (1993b), Rio-deklarationen, Stockholm: Miljö- och naturresursdepartementet

Miljö- och naturresursdepartementet (1994), EU, EES och Miljön, Stockholm: Miljö- och naturresursdepartementet

Naturvċrdsverket (1995), Livscykelanalyser/LCA, Solna: Naturvċrdsverket

Ohlsson, Leif (ed.) (1992), Regional Case Studies of Water Conflicts, Göteborg: Padrigu Papers

Özgüç, Nimet, “Samsat 1984 Yılı Kazıları“, VII. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 20-24 Mayıs 1985

Özgüç, Nimet, “Sümeysat Definesi“, Belleten, TTK Y., Aralık 1985

Saatçı, Tahsin, “Sümeysat Definesi Sikkeleri“, Belleten, Aralık 1985

Sezik, Ekrem, “GAP ve Tabiatın Yok Olması“, Bilim ve Teknik, Mayıs 1990

Somersan, Semra (1993), Türkiye‘de Çevre ve Siyaset, İstanbul: Metis Yayınları

Şişli, M.Nihat, “GAP ve Ekolojik Gerçekler“, Bilim ve Teknik, Mayıs 1990

Tırpan, A.Ahmet, “Samosata Asağı şehir Sur Duvarları“, VIII. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 26-30 Eylül 1986

UNESCO-Mimarlar Odası (1990), Kültürel Gelişmenin Dünya Onyılı ve Türkiye, İstanbul:E Yayınları

Westerlund, Staffan (1981), Miljöeffektbeskrivningar, Del 1,2,3, Stockholm: Naturresurs-och miljökommitten

 

 

 

Yazının başına dön

 

Editor:
Osman Aytar

Kurdforum:
E-mail

 


Ev rûpel, herî baş bi
Microsoft Explorer 5.0
û yên piştî wê ve dikare bê dîtin.


Destpêkirin:
16.10.2000