İSVİÇRE
ILISU KATLİAMI İLE ÖVÜNÜYOR
Ali
Özşerik/Bern
Özgür
Politika, 18.8.2000
Ilısu
Barajı'nın inşasında 470
milyon Franklık en büyük paya sahip
olan İsviçre, çevrecilerin ve siyasi
çevrelerin "uluslararası anlaşmalara
aykırı" uyarılarına
rağmen. Ilısu Baraj yapımına
desteğini umursamadan sürdürüyor.
İsviçre'de çevreciler ile bilim
adamlarının, Türkiye'nin tutmak
istediği su yolu üzerinde bulunan
Suriye ve Irak'a danışmadan
projeye karar vermesinin, 1946 Tigris Anlaşması'na
aykırı olduğunu belirtiyorlar.
Barajın uluslararası anlaşmalara
diğer aykırı yanlarının
çevre ve tarihi yok etmesi olduğunu
belirten çevreciler, "durum bununla da
sınırlı değil, Türkiye
bölgede yaşayan Kürt halkını
evlerinden ederek, bir halkın en temel
hakkını ihlal ediyor."
ifadesini kullandılar. Geçtiğimiz
yıllarda bu yönlü süren tartışmalar
ve özellikle de PKK'nin silahlı savaşımı
sürdürdüğü dönemlerde İsviçre'nin
yatırımcıları olan ABB
ve Sulzer Hydro firmalarını
korkutmuş, şirketler yatırımlarının
sürmesi için devletten "riziko
garantisi" istemişlerdi. Bütün
baskılara ve sivil örgütlerin karşı
duruşlarına rağmen İsviçre
hükümetinden "garanti" alan adı
geçen firmalar, Ilısu Barajı'nın
yapımına hız vermişler
ve bu güvenle İsviçre'nin ünlü
bankası UBS 666 milyon dolar da kredi
vermişti. İngiltere'de başlayan
tartışmalar üzerine tekrar
harekete geçen çevrecilerin kamuoyuna yönelik
açıklamalarına karşın
İsviçre Dışişleri
Bakanlığı'ndan Roberto
Balzaretti, Sonntag Zeitung gazetesinin
sorularına yanıtlar vererek, hükümetinin
yatırımlara devam edeceği
sinyallerini verdi.
Couchepin:
Araştırıyoruz
Devletlerarası Hukuk Profesörü Astrid
Epiney'in önceki gün İsviçre Haber
Ajansı'na verdiği "Ilısu
projesiyle İsviçre uluslararası
hukuku ihlal ediyor. Projenin yapımı
durumunda bundan etkilenecek Suriye ve Irak'ın
onayı alınmış değil"
açıklamasına yanıt veren
İsviçre Federal Hükümet Üyesi
Pascal Couchepin ise uluslararası
yasalara göre durumu değerlendirmek
yerine İsviçre'nin maddi çıkarlarını
savunan bir açıklama yaptı.
Federal Hükümet Üyesi Pascal Couchepin,
"İsviçre firmalarına proje için
verilen kredi eğer uluslararası
yasalara aykırı ise inceleriz ama
bu konuda herhangi bir sorun bulunmuyor"
dedi. Bilindiği gibi İsviçre Türkiye'nin
proje için kredi talebini, direkt Ankara hükümetine
yapmak yerine, projeye katılan İsviçre
firmaları Sulzer ve ABB'ye yapıyor.