Foruma Jîngeha Kurdî

 

2. Dersim katliamı 4:
MUNZUR DERSİM'İN KİRVESİDİR

 

Oktay Uçar/ Savaş Polat

Özgür Politika, 8.3.2001

Dersimliler Munzur ile Dersim arasındaki ilişkiyi şöyle özetliyor: "Munzur Dersim'in kirvesidir. Kirvelik bizde kutsaldır. Kirvelik ikrardır. Biz Dersim'e ölümüne bağlıyız. İkrarımız bizim en mukkades varlığımızdır. O varlığı her Dersimli korumak zorundadır."



Munzur Milli Parkı ve Dersim'in sonu anlamına gelen barajlar projesine ilişkin bölge halkı ve Dersim'deki sivil toplum örgütleri ile görüştük. Munzur suyu üzerine kurulacak 8 barajın bölgeye hiçbir getirisi olmadığına dikkat çeken bölge sivil toplum örgütleri ve halk, barajların Dersim'deki ekolojik dengede ciddi tahrifatlar yaratacağını belirtiyorlar. Barajların tümüyle politik amaçlara hizmet ettiğini belirten halk, Dersim'in söz konusu projeyle Dersim'in tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla, insanıyla bitirilmek istenildiğini ifade ediyor. Halk ayrıca, Munzur suyunun Dersimliler için manevi bir önemi olduğunu vurguluyor. Dersim'in köylülerinden Sakine Aytaç, Munzur ile Dersim arasındaki ilişkiyi şöyle özetliyor: "Munzur Dersim'in kirvesidir. Kirvelik bizde kutsaldır. Kirvelik ikrardır. Biz Dersim'e ölümüne bağlıyız. İkrarımız bizim en mukkades varlığımızdır. O varlığı her Dersimli korumak zorundadır."

Dersim DİSK Genel İş Sendikası Şube Başkanı Hasan Çiçek: Ben aslında uzunçayır barajı göl sahasında arazisi bağı, bahçesi ve evleri kalan bir barajzedeyim. Bu projelerin esas yapılmasının nedeni Dersim'i insansızlaştırma projesidir. Dersimin arazisi Munzur Vadisi'nin sağ ve solunda olan arazidir. Bu araziler suyun altında kaldığı zaman insanlar da göç etmek zorunda kalacaktır. Bu vadi ciddi bir erozyona uğrar doğa güzeliği yok oluyor. İnsanların olmadığı yerde doğadan söz etmek mümkün değildir, bundan dolayı baraj yapımına karşıyım. Daha doğrusu bu projeler politik projelerdir. Biz Baydamı köyünde oturuyorduk bize istimlaktan ödenen para değil 8 kardeşe, birimize bile yetmedi.

Dersim Eğitim Şube Başkanı Kemal Tumar: "Bu barajlar kesinlikle yapılmamalıdır. Bu projelerin sayısız zararları vardır. Ülkenin sayılı doğal güzelik bölgelerinde olan Munzur Vadisi'nin imhası anlamına geliyor. Bu projelerle doğal güzeliklerin yanısıra bazı hayvan türlerinin tükenmesi, bitki örtüsünün tahribatı, Mili Park sınırlarının ihlali gibi sayısız zarardan söz etmek mümkündür . Ancak kayıplara rağmen bu projlerde ısrar aslında niyetin politik olduğunun açık ispatıdır. Bu yaklaşım aynı zamanda demokrasiyi ve halkı ciddiye almayan bir yönetim anlayışının göstergesidir.

Sakine Aytaç/Dersim: "Ben burada baraj istemiyorum. Bu barajlar bizim ziyaretlerimizi ve inancımızı ortadan kaldırıyor. Dersimli kadınlar Munzur'a tapıyor. Bize hayat veren Dersim'i ortadan kaldırmalarına izin vermeyiz. Dersim'i Dersim yapan Munzur'dur. Munzur bir efsanedir. Munzur Dersim'in kirvesidir. Kirvelik bizde kutsaldır. Kirvelik ikrardır. Biz Dersim'e ölümüne bağlıyız. İkrarımız bizim en mukkades varlığımızdır. O varlığı her Dersimli korumak zorundadır. Munzur vadisi korunmadı mı geyikleri nasıl görürüz. Menekşelerimiz yok olur, bitkiler bitmez... Biz bu barajlara asla izin vermeyiz.

Dersim Haber-Sen Şube Başkanı Muharrem Özer: Yapılması düşünülen barajların ekonomik ömürleri ve enerji üretimi kaygı vericidir. Barajlar doğayı ve ekolojik dengeyi alt üst etmektedir. Ülkemizde sadece Munzur Vadisinde bulunan bazı bitki ve 100'e yakın canlı kelebek, Bülbül, sürüngen türünden hayvanların yok olmasına sebep olacaktır. Barajlarla birlikte yaklaşık 50 civarında yerleşim yeri haritadan silinecektir. Bütün bunlar biraraya getirildiğinde bu projelerin üretmekten çok, yok etmeye yarayacağı açıkça görülecektir.

Zarife Turanyıldız/Dersim: Bir Dersimli olarak bu vadide yapılması palanlanan barajlara karşıyım. Bu vadide, akan suyun kendi doğal haliyle akmasında yanayım. Doğamızı tahrip etmesinler. Munzur suyuna karışmasınlar. Ben bu suyun kendi gelenegine hizmet etmesini istiyorum.
Munzur bizim ziyaretimizdir. Bizim inancımıza saldırmasınlar. Onlar inancıma saldırdıkça ben inancıma daha da bağlanıyorum. Munzur baba, olduğu gibi kalsın Ovacık tatil köyüdür o şekilde inancımıza ve insanlarına hizmet etsin.

Dersim Ses Şube Başkanı Hasan Toprak: Dersimde yapılması planlanan barajlar Dersimin doğal dengesini bozar. Bozulan doğal denge ile birlikte hayvan türlerinin yok edilmesi anlamına gelir. Bu nedenle Dersim'de yapılması düşünülen barajarın Munzur vadisinin yok olmasına neden olacaktır. Bundan dolayı Dersim'de barajların yapılmasına karşıyım.

Dersim Genel İş Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Şen: Dersimlilerin milli değeri olan Munzur Vadisi olduğu gibi kalmalıdır. Munzur Vadisi halkımızın ortak bir değeridir. Barajların doğa üzerinde büyük tahribatı vardır. Bu vadi bir hiç uğruna çiğnenmemelidir. Biz bu vadide alabalık tesisleri, turistik tesisler ve turistik amaçlı oteller kurulmasını istiyoruz, su altında kalmasını değil.

Dersim Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü ve ÖDP Dersim İl Başkanı Yusuf Cengiz: Munzur Mili Parkı ve vadisi gerekli turistik yatırımlar yapıldığı taktirde yöre halkının en büyük geçim kaynağı olur. Bu vadi üzerinde oluşturulacak Alabalık tesisleri turistuk tesisler kayak merkezleri yöreye büyük bir gelir getirecektir.İlin ekonomisine büyük bir katkıdır. Devletin bu tür yaatırımlar yapması gerekirken barajlar yapması. Bu doğayı tamamen yok etmektedir. Biz bu barajların yapılmasını istemiyoruz Ve bu projeelerde derhal vazgeçilmisini istiyoruz.

İkinci Tunceli Kanunu

Barajlar Projesi Dersim halkı ve sivil toplum örgütlerinin düşüncesi alınmadan gizli planlanıp ihaleye açılmıştır. Keban'ın ömrü zaten bitmiş, burada sürekli değil geçici iş imkanı yaratılıyor ve il dışından ucuz ücretle işçi getiriliyor. Eğer ekonomiden söz ediliyorsa Mili Park konumuyla turizm teşfik edilmelidir. Bu kat ve kat gelir sağlayacaktır. Kısmi elektirik üretimi deniyor, bir coğrafya ve nesli ender bulunan onlarca canlı yok edilecek.Tüm bu değerler denildiğinde bunun altında başka maksatlar çıkıyor. Bizce bu ikinci Tunceli Kanunu'dur. Dersim'i Tunceli yapmada eksik kalan tarih ve coğrafya yok edilmek istenilmektedir.
Dersim coğrafyası 'dize' getirilmek isteniliyor. Açıkçası Dersim ortadan kaldırılmak istenilmektedir.

Munzur vadisinin Dersim halkı için tarihi değeri ve morali vardır.
Bu corafya tarihi taze tutuyor. Bu barajlarla birçok ilçenin birbiriyle ve Dersim merkezle ilişkisi kesilmek istenilmektedir. Dersim tamamen dağıtılmak isteniliyor. çatışma ortamında mezartaşları toplatıldı, ziyaretler bambalandı, yasaklandı ve insanlar göçettirildi. Şimdi de barajlar devereye sokularak Dersim ortada kaldırılmak isteniliyor. Halkın kendi kültürünü koruyup geliştirmesine izin verilmezken geçimi olan ormancılık, tarım ve hayvancıılık yok edildi. Halka hizmet deniyor, burada en acı yan, Dersim halkının eliyle Dersim yok edilmek isteniliyor. İstimlak bedeli uğruna bir iki kişinin eliyle tüm halkın tarihi pazarlanıyor.

Munzur vadisini kurtarmaya yönelik birçok çalışma yürütülüyor. Biz parti olarak tüm bu çalışmalara destek sunacağız. Parti olarak halkla beraber çeşitli eylemlikler geliştireceğiz. Dışımızdaki çalışmalar partimiz ve halkımızla beraber ortaklaştırılmalı yoksa çalışmamız sonuç almaz. Yurtdışındaki çalışmalara çağrılmamız kaçınılmazdır. Çünkü halkla en geniş bağı olan partimizdir. Bu yılki festivalde aktiv görev alacağız. Dersimi ve Munzur'u kurtarmak için bütün olanaklarımızı seferber edeceğiz.

Bilge Munzur

Zuhal Stera

Munzur'a gitmek belki de, oralarda doğanların dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, en büyük özlemlerinden biridir. Düşlerinden bir parça hep oralara aittir. Çocukluğunda yaşadığı bir kaç yıllık bir zaman parçası olsa da, tüm anıları yine de kutsaldır. Savrulmuştur, bir kez. Ağacını, toprağını terk etmiştir. Yabancı rüzgarlara tutunan bir yaprak gibidir. Kendisine yabancı olan topraklarda kök salmaya, tutunmaya çalışmaktadır.

Doğduğu topraklar tarihtir. Attığı her adımda geçmişin sesini duyar. Doğa ananın sesini dinler. Yüzyıllardır inatla ayakta duran görkemli ağaçların, dağların, nehirlerin, vadilerde esen rüzgarların sesini dinler.

Rüzgarın sesi o vadilerde yaşanmış efsaneleri fısıldar. Ağaçlar bu sese dansederek karşılık verir usul usul sallarken yapraklarını. Bazen yaşlı bir Kürt kadınının anlattığı masalla dile gelir, bazen de bir sazın tellerindeki türküde dillendirir kendisini.

Her Dersimli'nin bildiği bir efsanedir Munzur Efsanesi. Daha küçük bir çocukken öğrenir rüzgarın sesini dinlemeyi. Munzuru tanır, onunla dost olur.

Efsaneye göre Munzur bir çobandır. O doğanın sesini insanın içindeki söylenmemiş duyguları bilendir. Bir bilge, bir doğa filozofudur belki de. Munzurun beyi Cemşid yiğit bir Kürt kahramanıdır.
Ve savaşa gider. Bir gün Munzur Cemşid in hanımına giderek onun helva istediğini söyler. Cemşid'in hanımı "herhalde Munzur helva yemek istiyor" der ve helvayı yapıp Munzur'a verir. Çok kısa bir süre sonra Munzur geri döner ve helvayı beyine verdiğini söyler. Hanımın tabağı sorması üzerine ise, tabağın Cemşid'in yanında olduğunu söyler. Cemşid savaştan döndüğü zaman kendisini karşılamaya gelen halka, beni karşılamaya gelmeden önce Munzur'u ziyaret ediniz der ve elindeki tabağı gösterir.

O zaman halk Munzur'un peşinden koşmaya başlar. Munzur elinde bulunan süt dolu kovası ile kaçarken süt kovası dökülür. Ve sütün döküldüğü yer bir su kaynağına dönüşür.
40 yerden su akmaya başlar. Munzur kendisini de bir kayanın içine bırakarak gözden kaybolur.

Orada yaşayan insanlar için Munzur suyu kutsaldır. Çoğu zaman köylüler Munzur Suyu'nun gözelerinden süt gibi aktığını gördüklerini söylerler. Ana sütü ile bir tutulur, benzetmeler hep bu ilişki üzerinedir. Bu da Munzur'a ilişkin ikinci bir mitostan kaynağını almaktadır. Munzur Suyu tanrıça Anahit'in göğüslerinden akan süttür inanışa göre. Yani tarihi derinliği tanrıçalar dönemine kadar gitmektedir; vadinin, Munzur Suyu'nun.

Aralarında kavga olanlar burayı ziyaret ederken mutlaka barışır, aynı ananın sütünü emmiş gibi kardeş olurlar. Sözleşmelerde, yeminlerde Munzur kutsal tanıktır, onun suyu içilerek yemin edilir, sözler bağlayıcı olur. İlk ziyarette gelen çocuklara onları hastalıklardan, kötülüklerden koruması için kayaların içindeki kutsal sayılan topraktan (teberik) bir tutam yedirilir, Munzur Suyu içirilir. Orada Kürt kadınlar da kendilerine özgü dualara ederler. Doğaya ilk yakarıştır kadınların bu duaları.

Evlenenler ilk önce burayı ziyaret eder. İnsanlar oralarda bulundukları zaman anı içerisinde tüm davranışlarını, sözlerini oranın kutsallığına göre ayarlar. Dersimli'nin ruhsal şekillenmesinde hem Munzur'un hem diğer bütün efsanelerin önemli yeri vardır.

Ve şimdi buralar gömülmek, yok edilmek, suyun içinde bırakılmak isteniyor. Baraj yapılarak tıpkı Hasankeyf ve diğerleri gibi. İçimizden birşeyleri eksiltmek, bizden bir parçayı çalmak istiyorlar. Bizlere kızdığından mıdır bilinmez ama, gözelerinin kurumaya başladığı söyleniyor. Munzur'a gitmek, kutsal suyunda yıkanmak bir düş ama gerçekleşmeyecek, bir düş olarak kalmamalı.

Ve Munzur'un çocukları olan bizlerin duyarlılığı sözlerimizin ötesine gitmek zorunda.

 

Kurdforum'a eklenişi: 15.3.2001

 

 

 

Yazının başına dön

 

Editor:
Osman Aytar

Kurdforum:
E-mail

 


Ev rûpel, herî baş bi
Microsoft Explorer 5.0
û yên piştî wê ve dikare bê dîtin.


Destpêkirin:
16.10.2000