İSRAİL
VE SU HESAPLARI
SU SAVAŞLARI
Müslüm
Yücel /Cemal Doğan
Bu
yazı, Özgür Politika gazetesinde
2-6 Nisan 2000 tarihlerinde yayınlanan
su ile ilgili bir yazı dizisi çerçevesinde
yayınlandı.
Kürt
şairlerinin imge olarak en fazla suyu
seçtikleri görülür. Feqi Teyran "
Su, ey su, su" deyip, suda neler gördüğünü
hayretler içinde söylerken, Melaye Cizîrî
başka bir yerden suya ulaşır
ve " Feyzimiz Nil gibidir, biz Dicle ve
Fırat'ız" der.
Su
bütün kötülükleri temizler, ancak
elimize
değdiği
an kirlenir, kirlenmese de kirletilir. Fırat
ve Dicle Kürtlerin ve Orta Doğu'nun
kaderidir; bu iki nehire yazılan şiirler,
bu iki nehir kıyısında yaşanan
aşklar dünya edebiyatında önemli
bir yere sahiptirler. Bu iki nehir üstünde
kanlı bir satranç oynanıyor.
Satrancın bir ucunda Kürtler, diğer
ucunda ise egemen devletler oturuyor.
Fırat ve Dicle üzerinde en
tehlikeli oynayan ülkelerin başında
Israil geliyor.
Israil
Orta
Doğu'da ise iki önemli su kaynağı
var. Birincisi
Fırat- Dicle, ikincisi ise Nil...
Israil'in
biyolojik gelişmesinin anahtarı su,
adı konmamış da olsa Kürtlerin
elinde bulunuyor. Israil su istiyor, Türkiye
ABD ile yakın ilişkiler.
Satranç başlıyor. Yıl 1948,
Israil Devleti kuruluyor. Ortadoğu'da
şah çekiliyor ve Filistin Sorunu artık
Israil'in denetimine giriyor. Filistin
halkı mat oluyor, vezir açıkta
kalıyor. 1967'de artık Israil Kudüs'ün
Arap yerleşmelerini ilhak etmiş
oluyor.
GAP
ve Özal
Türk
ve Israil'li işadamları ilişkilerin
en somut örgütlülüğü 1992 yılında
kurulan Türk-Israil Iş Konseyi ile başlıyor.
Iş adamları arasında bir
protokol imzalanıyor. Dönemin Dışişleri
Bakanı Hikmet Çetin Israil'i ziyaret
ederek bu ilişkilerin pekişmesini
sağlar. Yapılan görüşmeler
sonucu Serbest Ticaret Anlaşması
(STA), yabancı sermayenin teşviki
ve korunması, çifte vergilendirmenin
önlenmesi gibi kararlar alınıyor.
Bu duruma (STA) Israil tekstil lobisi iflas
ederiz kaygısıyla muhalefet ediyor.
Dönemin bakanlarından Tansu Çiller,
Israil Başbakanı Izak Rabin ile görüşüyor.
Simon Peres'te bu durumu destekler. Ardından
Süleyman Demirel Israil'i ziyaret ediyor ve
STA imzalanıyor. STA'nın yürürlüğe
girmesi ise 10 Mayıs 1997'de oluyor.
Iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde
yüzde 50'lik bir artış gerçekleşiyor.
Iki ülke arasındaki askeri ve ticari
ilişkilerin doruğa çıktığı
1997 yılında ise her iki ülke
anlaşılan planlar doğrultusunda
açılan ihaleleri sürekli birbirlerine
vermeye başlarlar. Ihalelerde 1997 Ocak
ayı için de Türkiye'ye ait F-4
Phantom uçaklarının
modernazisyanunu üstlenen Israil'in en büyük
hava savunma sistemleri üreticisi olan
Israil Uçak Endüstrisi (IAI), 1997'in son
günlerinde ise F-5 uçaklarının
modernazisyonun ihalesini kazanır.
Israil, Hz. Isa'nın 2000. doğum günü
nedeniyle mevcut havalimanının
yetmeyeceğini düşünerek ülkesine
gelecek 6 milyon turisti ağırlamak
amacıyla Ben Gurion Uluslararası
Havalimanı'na yeni bir terminal binası
ihalesini
yüzlerece firma arasında,
Israil'li
firmaların ateş püskürmesine rağmen,
Türk Ceylan Inşaat firmasına
verir (15 Agustos 1998).
" Köprü satıldığı
gibi GAP'ta satışa çıkıyor"
Körfez
Savaşı sırasında ABD ve
müttefikleri yanında yer alan Türkiye'nin
bu dönemden sonra Israil ile flörtü
resmiyet kazanıyor. Israil, Özal'dan
ülkesine su taşınmasını
ister. Projeni adı Barış Suyu
Projesi'dir. Adı anılan proje Özal
sonrası hükümetlerinde üzerinde anlaştığı
bir konudur. Hatta bu proje geliştirilerek
su sadece balonlar ile taşınmakla
kalmaz, Ceyhan'a kadar uzanacak olan
petol-doğalgaz boru hattının
yanında birde su borusu planlanır.
Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz
ağırlıklı işadamlarından
oluşan bir heyetle Israil'e gider. Yılmaz
Netanyahu ile görüşmelerinde
önemli
projelere imza atar.
GAP satıldı mı? Türkiye,
Amerika ve Israil arasındaki işbirliği
önündeki en büyük engel durumundaki
PKK'yi ortadan kaldırmak için Türkiye
Israil'e ne sundu?
ANAP Arı Grup Başkanı
Kemal Köprülü 10 Ağustos 1997'de
Gazete Pazar'a yaptığı bir açıklamada
GAP'ın satılacağının
ipuçlarını veriyordu. Köprülü
şunları söylüyordu "Özal
çok yüksek bir hedef koydu, cesurdu ve
kararlarından hiç bir zaman dönmedi.
Yanlış bile olsa kararına
sahip çıktı. Arı
Grubu Özal Ruhu ile hareket ediyor. Hatırlanacağı
gibi 87 yılında Özal " köprüyü
satacağım" dediği zaman
herkes gülmüştü. Sonra çıkardığı
hisse senetleri ile köprüyü gerçekten
satmıştı. GAP'ın
bitim tarihi ise 2020 olarak veriliyor.
Mevcut GAP'ın değerini bir gayri
menkul kıymet haline getirelim ve yurtdışında
hisse senedi olarak satalım. Bir de su
var. Fazla suyumuza bir değer biçebilirsek,
uluslararası bir su borsası
kurabilsek, Türkiye'nin değeri
birdenbire artar. 2005'e kadar bunları
yapmak istiyoruz."
Israil'in
Su Düşleri
İsrail-Türk
gizli dostluğu
GAP'sız
gelecek görünmüyor